HABERLER & DUYURULAR

BÖYLE KARAR VERDİK LONDRA'DA EĞİTİME

BÖYLE KARAR VERDİK LONDRA'DA EĞİTİME
12 Haziran 2017














Böyle karar verdik Londra’ da eğitime

Güneşli bir Londra sabahı yurt arkadaşımın sesine uyandım. ''Hadi kalk servise geç kalacağız, gezi için kalkış 9'da ''diye vuruyordu kapıya.  Zaten servis gelmese de uyuyamazdım artık; böyle havalarda kimse içeride kalmaz Londra' da.                                  

Sınavdan yeni çıkmıştım. İçimde tarif edilemez bir rahatlama hissi ama aynı zamanda da korku vardı. Aylardan hazirandı ama dışarıdaki yağmur eylülü aratmıyordu. Okulun kapısından dışarı adımımı attığımda derin bir nefes aldım ve toprak kokusunu içime çektim. Sessizliği annem bozdu. 'Ne yapmak istersin günün kalanında?'' Eve gidip, film izleyelim dedim; en sevdiğimiz ikinci etkinliktir.

Dört koldan film bakmaya başladık. ''An Education filmine ne dersin? 1992 Londra yapımı, hem günün anlam ve önemine uygun'' dedi, gülüştük. İsim etkileyiciydi evet ama Londra'da geçmesi başlı başına tercih sebebim olacaktı. Ölmeden önce mutlaka yapmış olacağın tek şey ne olacak deseler, Londra'yı görmek, derdim. Dışarıda hüzünlü bir hava vardı, filmin etkisiyle içeriyi de aldı ve bitince bir sessizlik sardı evi. Neden şimdi değil, dedi annem neden Londra değil? Nasıl olacak dedim, sesim titriyordu...



Yağmurluklarımızı kaptığımız gibi dışarı fırladık, beni danışman bir arkadaşına götürdü. Uzun uzun anlattım ona kendimi. Liseyi bitirmiş hatta sınava girmiş olmama rağmen ne istediğimi bilmiyordum ve madem Londra' ya gidecektim, şimdi her şey doğru olmalıydı. Bütün seçenekleri çıkarttı bana.  Sanat okumak istiyordum; ''Art & Design ''diye aratmaya başladık. UCL, Kingston, Brunel University, Reading, Leeds, Dundee, Goldsmiths, Kent birçok seçenek çıkarttı ancak benim gözüm Unversity of the Arts London'dan başkasını görmedi. Kararımı verdim dedim, şimdi ne yapmamız gerekecek? Çalışmalarımı istedi. Hiçbiri profesyonel değil ki dedim. Sen getir, portfolionu ben düzenleyeceğim dedi, bir yandan da IELTS için başvurumu yapıyorlardı. Annem müdürü ararken, ben resim hocamı aradım; okuldan alacağım referans yazıları önemliymiş. Anlamadan 3 saati geçirmiş, bir yanda niyet mektubumla boğuşurken, diğer yandan da referans yazıları ve transcriptlerin içine gömülmüş bir halde resmetmişim hepimizi. Hemen dosyama eklediler bu resmi de. 

Bir film insanın hayatını değiştirebiliyor, evet. Daha önce izleseydin belki UCAS başvurunu yetiştirir, IELTS'e hazırlar, French Baccalauréat'nı kullanarak direk  bölüme başlatırdık seni, dedi. Hiç sorun değildi ki, Londra'ya gidiyordum ve sanat okuyacaktım. Pathway diye geçen hazırlık programından kabulü aldım.  Sonbahar dönemi için kaydımı yaptırdım. Okulun bir sürü yurdu vardı; Emily Bowes Court'ta yer bulduk. Zaten Central Saint Martins (öğrenim göreceğim kampüs) öğrencileri konaklaması için ayrılmıştı, yabancılık çekmeyecektim. Odalar tek kişilikti ve en önemlisi özel banyoluydu, ekstra ücret ödemeden faydalanacağım wi-fi hizmeti de sunuluyordu.  Sosyal programlar yönünden de zengin göründüğü için gittiğimde konaklamayla ilgili sıkıntı çekmeyeceğim-den emindim.



Tüm işlemler tamamlandı, vizem çıktı. Ben yerleştireceğim diye ısrar etmesine rağmen anneme transfer alma konusunda direttim. 10 senedir ilk defa ikimizde yalnız kalacaktık. Kendi adıma bu yolculuğa tek başıma çıkmaya çok önem veriyordum çünkü artık yetişkin bir bireydim, İngiltere'ye gidiyordum ve kendi ayaklarımın üstünde duracaktım. Annem ise artık kendi hayatını yaşamaya başlayacak, kendi hobilerini keşfedecek ve dilediği dünya turuna çıkabilecekti.

Şimdi, uçaktan ilk indiğimde başıma çarpan yağmuru hatırladım. Gözümü kapayıp derin bir nefes alışımı ve toprak kokusunu içime çekişimi... İçimde tarif edilemez bir rahatlama hissi ama aynı zamanda da korku vardı. Bugünse o günden çok uzakta … Bugün hava güneşli!


'' Sometimes an education isn't by the book'' An Education 08.10.2009

Scherfig, Lone. 2009. An Education. BBC Films